Takip Edin

Sektörel Gündem

Afet köy konutlarını yüzde 66 indirimle 2 yılı ödemesiz 18 yıl vadeyle vereceğiz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Antalya’nın Manavgat ilçesindeki yangın sonrası inşa ettikleri 900 afet köy konutunu maliyeti üzerinden yüzde 66 indirimle, 2 yılı ödemesiz, 18 yıl vadeyle hak sahiplerine vereceklerini söyledi. Erdoğan, “Aylık ödemesi 2 bin 50 lira ile 3 bin 700 lira arasındadır. Toplam ödeme küçük tiplerde 445 bin, ahırlı tiplerde 797 bin lira olacaktır” dedi.

Yayınlanma tarihi

-

Erdoğan, Kalemler Mahallesi’nde gerçekleştirilen Manavgat-Akseki Yangın Afeti Sonrası Köy Konutları Anahtar Teslim Töreni’nde yaptığı konuşmada, Antalya’da dolu dolu bir gün geçirdiklerini ifade etti.

Önce Kepez’de yapılan toplu açılış töreninde Antalyalılarla hasret giderdiklerini belirten Erdoğan, resmi rakamlara göre 90 bin civarında katılım olduğunu dile getirdi.

Ardından geçen ay sel felaketine maruz kalan Kumluca’ya geçtiklerini ve 12 bin kişinin de Kumluca’da olduğunu anlatan Erdoğan, söz verdikleri köy konutlarından bir kısmının anahtar teslimi vesilesiyle Manavgatlılarla bir arada olduklarını söyledi.

Tamamlanan konutların görsellerinin alandaki ekrana yansıtılması sonrasında Erdoğan, “Şu evlerin güzelliğini görüyorsunuz. Söz verdik, Manavgatlı kardeşlerimize sözlerimizi yerine getirdik, bundan mutluyuz çünkü AK Parti iktidarı, verilen sözleri yerine getiren iktidardır.” diye konuştu.

Yangında hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet dileyen Erdoğan, “Bu yangın Manavgat, Alanya, Gündoğmuş ve Akseki ilçelerimizin 59 mahallesinde 11 gün süreyle etkili olmuştur. Türkiye Afet Müdahale Planı’nı devreye sokarak devletimizin tüm imkanlarıyla müdahale ettiğimiz bu afet, 61 bin 500 dekar ormanımızla birlikte adeta ciğerlerimizi de yakmıştır.” ifadelerini kullandı.

8 binin üzerinde personel, 40 hava aracı, 2 bin kara aracıyla söndürme çalışmalarının yürütüldüğü yangının ardından hemen vatandaşların yaralarını sarmaya başladıklarına dikkati çeken Erdoğan, evleri, eşyaları, işyerleri ve araçları zarar gören vatandaşlara 53 milyon lira, tarım alanları ve hayvanları zarar gören çiftçilere 213 milyon lira, enkaz kaldırma işlemleri için de ilgili birimlere 25 milyon nakdi ödeme yaptıklarını anlattı.

Erdoğan, “Toplamda 300 milyon lirayı bulan bu desteklerin yanında hayırsever vatandaşlarımız ve sivil toplum kuruluşlarımızla 56 milyon liralık bir katkıyla vatandaşlarımızın yanında yer almıştık.” dedi.

“Konutların aylık ödemesi 2 bin 50 lira ile 3 bin 700 lira arasında”

Hasar tespitinin ardından 666 vatandaşa AFAD’dan, 234 vatandaşa da kentsel dönüşümden hak sahibi olarak konut inşasına karar verdiklerini anlatan Erdoğan, şöyle devam etti:

“Bu 900 konut yanında 4 köy konağının ve bir caminin de inşasına başlamıştık. Bölgenin mimarisine uygun şekilde tek veya 2 katlı olarak inşa ettiğimiz bu evlerden yapımı tamamlanan 427’sinin anahtarlarını sahiplerine teslim ediyoruz. Evrenseki, Kalemler ve Kepezbeleni köy konakları bitmek üzeredir. Kalan konutları ve diğer yapıları da en kısa sürede tamamlıyoruz. Yapılan konutlar, tasarımıyla, malzemesiyle, çevresiyle gerçekten her vatandaşımızın sahip olmak isteyeceği güzellikte işlerdir. “

Erdoğan, Türkiye’de gerçekleştirmek istedikleri mimari zihniyet değişiminin birer örneği olarak gördüğü bu projelerin, tüm şehirlerde yaygınlaştırılması gerektiğine işaret etti.

Konutların hangi şartlarda hak sahiplerine verileceğini de aktaran Erdoğan, “İnşa ettiğimiz 900 afet köy konutunu maliyeti üzerinden yüzde 66 indirimle, 2 yılı ödemesiz, 18 yıl vadeyle sahiplerine vereceğiz. Ahırlı ve ahırsız tiplerine göre, büyüklükleri 93 metrekare ile 280 metrekare arasında değişen bu konutların aylık ödemesi 2 bin 50 lira ile 3 bin 700 lira arasındadır. Toplam ödeme küçük tiplerde 445 bin lira, ahırlı tiplerde 797 bin lira olacaktır. Gerek bugüne kadar teslim edilen konutların, gerek yakında teslim edilecek konutların hak sahibi vatandaşlarımıza hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu.

Bu çalışmaların hızla tamamlanmasında emeği geçen bakanlar, bakanlıklar, kurumlar ve yüklenicileri tebrik eden Erdoğan, şunları söyledi:

“Görüldüğü gibi artık yaraların sarılmasını birkaç ayda, yıkılanların yerine yenisinin yapılmasını inşa tarihinden başlatırsak bir yıl gibi bir sürede bitiriyoruz. Dünyada böylesine hızlı bir afet yönetimi gerçekleştirilen başka bir örnek yoktur. Bırakınız yıkılanların yerine bir yılda yenisini yapmayı, bu kadar sürede enkazı dahi kaldıramayan, temizleyemeyen ülkeler biliyoruz. Yaşanan her kriz, her afet Türkiye’nin yönetim kapasitesini ve kabiliyetini sadece kendimize değil, tüm dünyaya tekrar tekrar ispatlıyor. Elbette gönül ister ki ne salgınla uğraşalım, ne yangın ve sele maruz kalalım, ne siyasi ve ekonomik kriz dalgalarıyla mücadele edelim ama hepsi de hayatın ve dünyanın birer gerçeği olduğuna göre bize düşen görev tedbirimizi almak, hazırlığımızı yapmak, başımıza geldiğinde de en hızlı şekilde çözümüne bakmaktır. Tabii bu çalışmaları yürütürken aslında yaptığımız iş, milletin olanı millete vermekten ibarettir. Eskiden milletin olanı vesayetle, darbeyle, nice sinsi ayak oyunuyla kendi insanımıza değil, emperyalistlerin doymak bilmez ihtiraslarına kurban ettikleri için felaketlerde boynumuz bükük kalıyordu.”

“Dünyaya örnek olan bir çalışmayla yanan alanları hızla tekrar canlandıracak projeleri hayata geçirdik”

Erdoğan, 1939 Erzincan depreminde insanların aylarca yıkıntıların altından çıkamadığını dile getirerek, “Daha yakın bir vakitte 1999 depreminde devletin günlerce hatta haftalarca ulaşamadığı yerler olduğunu biliyoruz. Hamdolsun milletimizden aldığımız destekle kurduğumuz sistem sayesinde son dönemde yaşanan hiçbir felakette insanlarımızdan ‘Nerede bu devlet?’ feryadı duymadık. Tam tersine hafızalarımızda sadece her felaketin ardından kendine anında sahip çıkan, devletine dua eden insanlarımızın görüntüleri kaldı. İnşallah Türkiye’yi bu seviyesinin gerisine asla düşürmeyecek, teknolojinin verdiği imkanlarla hem altyapımızı güçlendirmeye hem afet müdahale sistemimizi geliştirmeye devam edeceğiz” değerlendirmesini yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, insanların yaralarını sarıp kayıplarını telafi ederken tabiatı da ihmal etmediklerini vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Sadece ülkemize değil, dünyaya örnek olan bir çalışmayla yanan alanları hızla tekrar canlandıracak projeleri hayata geçirdik. Biliyorsunuz, her yangında olduğu gibi Manavgat yangınında da birileri çıktı, ‘ormanın inşaat yapılmak için bilerek yakıldığını veya yanan yerlerin bu amaçla kullanılacağını’ iddia etti. Bu iftirayı, bu yalanı, bu fitneyi ısrarla milletimizin kulağına ve gönlüne sokmaya çalışanlara en güzel cevabı gerçekleştirdiğimiz ekolojik restorasyonla verdik.”

“Yangından zarar gören alanların yüzde 90’ında çalışmalar bitti”

Yangında zarar gören 60 bin hektara yakın alanın 30 bin 500 hektarında tabii gençleştirme, 14 bin 400 hektarında suni gençleştirme, 467 hektarında endüstriyel plantasyon projesini uyguladıklarını belirten Erdoğan, kalan 14 bin 500 hektarın üzerindeki kısmı da tabiat koruma alanı olarak ayırdıklarını söyledi.

Tabii gençleştirme alanlarındaki çalışmaların bitmek üzere olduğunu kaydeden Erdoğan, geçen ilkbahar ve sonbahar aylarında 135 bin kilogram kızılçam, 2 bin 320 kilogram karaçam ve 6 bin 200 kilogram sedir tohumunu bu alanlarda toprakla buluşturduklarını ifade etti.

Erdoğan, suni gençleştirme ve plantasyon alanlarındaki çalışmalarda da sona geldiklerini belirterek, şunları dile getirdi:

“Buralarda dozer ve ekskavatörlerle 5 bin 200 hektara yakın toprağı işleyerek fidan dikimi, 5 bin 670 hektar alanda da tohum ekimi yaptık. Gelecek yıllarda ortaya çıkacak ihtiyacı da göz önünde bulundurarak sınır hatlarına ve yol kenarlarına yangına dayanıklı 95 bin harnup, 89 bin servi, 70 bin zakkum, 42 bin çeşitli türde ağaç fidanı diktik. Ayrıca köylü vatandaşlarımızın 95 bin harnup ve 70 bin defne fidanı dikmesini teşvik ettik. Böylece toplamda 2 milyon 750 bin fidanı toprakla buluşturarak yangından zarar gören alanların yüzde 90’ındaki çalışmaları bitirdik. Kalan kısımları da inşallah bu sezon tamamlayacağız. Dikim yapılan yerlerdeki bitki örtüsü artık gözle görülür hale gelmeye başladı.”

“Sorgun’da 2 milyon 800 bin metrekarelik alanı millet bahçesi olarak düzenleyeceğiz”

Vatandaşlara bir de müjde vermek istediğini söyleyen Erdoğan, “Sorgun bölgesindeki 2 milyon 800 bin metrekarelik bir alanı millet bahçesi olarak düzenleyerek Manavgat halkının hizmetine sunma kararı aldık.” dedi.

Erdoğan, Manavgat’a daha önce Türk Beleni Millet Bahçesi’ni kazandırdıklarını belirterek, Antalya’nın diğer ilçelerinde yapımı süren 5 millet bahçesine bugün Sorgun Millet Bahçesi’ni de dahil ettiklerini bildirdi.

Ülkenin en eski turizm bölgelerinden Manavgat’ı yeni yatırımlar ve desteklerle çok daha ileri seviyelere çıkartmakta kararlı olduklarını vurgulayan Erdoğan, aynı zamanda Manavgat’ın da projesi olan Antalya-Alanya otobanının bunlardan biri olduğunu kaydetti.

Erdoğan, yapımını Kültür ve Turizm Bakanlığının üstlendiği iki yeni atık su arıtma tesisiyle, 2050’ye kadar denizlerin temizliğini garanti altına aldıklarını ifade etti.

Antalya Havalimanı’nın yıllık 80 milyona çıkacak kapasitesinden Manavgat’ın da istifade edeceğini dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:

“İç Anadolu’yu Manavgat’a bağlayan bölünmüş yol projemizdeki her gelişme doğrudan ilçemize katkı sağlıyor. İnşallah Cumhuriyet’imizin kuruluşunun 100. yılı coşkusunu hep beraber yaşayacağımız 2023’ü ‘Türkiye Yüzyılı’nın da başlangıcı haline yine birlikte getireceğiz. Bu duygularla bir kez daha anahtar teslimini yaptığımız evlerin hak sahibi vatandaşlarımıza hayırlı olmasını diliyorum. Köy konutlarımızın inşasında emeği geçen bakan ve bakanlıklarımızı, kurumlarımızı, yüklenicileri tekrar tebrik ediyorum.”

Törenden notlar

Töreninin yapıldığı Kalemler Mahallesi’ne Türk bayrağı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın büyük boy portreleri asıldı.

Alanın girişinde “Yörükler Diyarına Hoşgeldiniz Sayın Cumhurbaşkanım”, “Türkiye Yüzyılı Hedefinde Yörükler Sizinle” yazılı pankartlar yer aldı.

Manavgat ilçesinde 2021’deki orman yangınında kullanılamaz hale gelen traktörünün yenisine bir hafta içinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla kavuşan 64 yaşındaki çiftçi Mithat Akça, töreni izleyenlerin arasında yer aldı.

Bazı çiftçiler de yangından sonra kavuştukları yeni traktörleriyle tören alanına geldi.

Törene katılanlar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı telefonlarının ışıklarını yakarak, bayrak sallayarak, şarkılara eşlik ederek alkışlarla karşıladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yangından sonra yeni evlerine kavuşan vatandaşlara konutlarının anahtarını verdi. Anahtarlarını alan afetzedeler, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür etti.

Törene Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Antalya Valisi Ersin Yazıcı, AK Parti genel başkan yardımcıları ve milletvekilleri katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, anahtar teslim törenin ardından yeni evine kavuşan Rıfat Akça’nın ailesini ziyaret etti.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sektörel Gündem

OMSAN Lojistik Asya-Pasifik’te Stratejik Temaslarda Bulundu

OMSAN Lojistik, Çin ve Asya-Pasifik bölgesinde üst düzey temaslarda bulundu. Demiryolu lojistiği odağında küresel dengelerin analiz edildiği görüşmelerde heyetin öncelikli gündemi Türkiye’nin merkezinde yer aldığı Orta Koridor oldu. Çin–Avrupa taşımalarında bu hattın önemine dikkat çeken OMSAN Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Ergun Arıburnu, “Doğru altyapı, güçlü entegrasyon ve stratejik iş birlikleriyle Türkiye, Orta Koridor’u dünyanın en rekabetçi ticaret hattına dönüştürebilir” dedi.

Yayınlanma tarihi

-

OMSAN Lojistik, Asya-Pasifik bölgesinde önemli görüşmeler gerçekleştirdi. Yönetim Kurulu Başkanı Ergun Arıburnu liderliğindeki heyet, demiryolu lojistiği üzerine odaklanarak Türkiye’nin Orta Koridor’daki rolünü masaya yatırdı. Arıburnu, Türkiye’nin doğru altyapı ve stratejik iş birlikleriyle bu hattı dünyanın en rekabetçi ticaret yollarından biri haline getirebileceğini vurguladı. Çin’deki temaslar sırasında OMSAN, demiryolu taşımacılığında önemli bir paya sahip olduğunu belirttiği yatırımları hakkında bilgi alışverişinde bulundu. Heyet, CRRC’den alınan 10 yeni lokomotifin incelenmesi fırsatını da yakaladı. Bu 40 milyon dolarlık yatırım, Türkiye’deki demiryolu lojistiği alanındaki en büyük yatırımlardan biri olarak öne çıkıyor. Arıburnu, yeni lokomotiflerin çevreci özellikleri ve güçleriyle dikkat çektiğini ifade etti. Ayrıca, Çin’in demiryolu alanındaki kapasitesi ve teknolojisinin etkileyici olduğunu belirten Arıburnu, Türkiye’nin bu alandaki potansiyelinin büyüklüğüne dikkat çekti. Temaslarda, Türkiye’nin Orta Koridor üzerindeki stratejik konumu ve büyüme fırsatları değerlendirildi. Arıburnu, Türkiye’nin artık sadece bir köprü ülke değil, küresel lojistik merkezi olma yolunda ilerlediğini ifade etti. OMSAN’ın Asya-Pasifik açılımının, coğrafi genişlemenin ötesinde stratejik bir dönüşüm hamlesi olduğunu belirten Arıburnu, lojistiğin artık veri ve teknoloji ile yönetilen bir sistem haline geldiğini vurguladı. OMSAN, bu yeni sistemin merkezinde olmayı hedefliyor.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Sektörel Gündem

Halaçlı Mehmet Ağa Konağı, Kültür ve Sanat Merkezi Olarak Yenilendi

Ankara’da, Sakarya Meydan Muharebesi’nde lojistik üs olarak kullanılan tarihi Halaçlı Mehmet Ağa Konağı, restore edilerek kültür ve sanat merkezine dönüştürüldü.

Yayınlanma tarihi

-

Ankara’nın Gölbaşı ilçesinde bulunan tarihi Halaçlı Mehmet Ağa Konağı, restore edilerek kültür ve sanat merkezi haline getirildi. Sakarya Meydan Muharebesi sırasında lojistik üs olarak kullanılan bu yapı, Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilen kapsamlı bir restorasyon sürecinin ardından kapılarını sanatseverlere açtı. Açılışta konuşan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, konağın tarihi önemine vurgu yaparak, bu yapının vatan savunmasındaki rolüne dikkat çekti. Yavaş, ‘Bu yapı, Sakarya Meydan Muharebesi’nin en kritik anlarında stratejik bir lojistik merkez olarak işlev görmüştür. Bu mirası koruyarak bizlere hibe eden Sayın Andaş Atak’a teşekkür ediyorum’ dedi. Ayrıca, Sakarya Meydan Muharebesi’nin coğrafi konumuna dair yanlış bilgilere de değinen Yavaş, ‘Birçok kişi bu muharebeden bahsederken Adapazarı’nı anıyor. Oysa muharebe yeri buraya sadece 50 kilometre mesafededir. Bu tarihi gerçeği gelecek nesillere yeterince aktaramadık. Bu konağı ve Ankara’daki tarihi değerleri yeniden canlandırmak için çaba harcıyoruz’ şeklinde konuştu. Yavaş, sanatın herkes için erişilebilir olmasını sağlamak amacıyla yeni kültürel mekanlar kazandırma hedefinde olduklarını belirtti. Halaçlı Mehmet Ağa Konağı’nın, sanatçılar için üretim alanı, halk içinse sanatla buluşma noktası olmasını umduğunu ifade etti. Ayrıca, açılış sonrası gazetecilerin sorularını yanıtlayan Yavaş, Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın AK Parti’ye geçiş iddialarına ilişkin, belediye başkanlarının seçildikten sonra parti değiştirmesinin uygun olmadığını, bu durumun seçmen iradesine saygısızlık olduğunu belirtti. Yavaş, böyle bir durumun yaşanması halinde referandum yapılması gerektiğini de sözlerine ekledi. Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Erbakan’ın, Mansur Yavaş’ın Cumhurbaşkanlığı adaylığına destek verebileceği yönündeki açıklamasına ise, ‘Önceliğimiz Ankara. Burada birçok sorun var ve bunları çözmek için çalışmalara devam edeceğiz. Eğer böyle bir durum gerçekleşirse takdir kendilerinin, ancak onur duydum’ şeklinde yanıt verdi.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Sektörel Gündem

TİM Başkanı Gültepe, İkinci Dönem Adaylığını Duyurdu

Türkiye İhracatçılar Meclisi’nde (TİM) haziran ayında yapılacak seçimli genel kurul öncesi halen başkanlık görevini yürüten Mustafa Gültepe yeniden aday olduğunu açıkladı.

Yayınlanma tarihi

-

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, haziran ayında gerçekleştirilecek olan seçimli genel kurul öncesinde yeniden aday olduğunu açıkladı. Gültepe, Şişli’deki bir otelde düzenlediği basın toplantısında, mevcut başkanlık görevine devam etmek istediğini belirtti. Toplantıya TİM Yönetim Kurulu üyeleri ve ihracatçı birliklerinin başkanları katıldı. Gültepe, ikinci dönem hedefleri hakkında bilgi verirken, küresel ticareti etkileyen önemli olaylara dikkat çekti. Ukrayna’daki savaş, İsrail’in Gazze’yi işgali ve Suriye’deki iç savaş gibi gelişmelerin ihracat üzerinde olumsuz etkiler yarattığını ifade etti. Ticaret yollarındaki belirsizliklerin, zaman zaman Süveyş Kanalı’nın kapanması gibi durumlarla birleştiğini dile getiren Gültepe, her gün yeni zorluklarla karşılaştıklarını vurguladı. Son dört yılda Türk ihracatçısının dayanıklılık sınavı verdiğini belirten Gültepe, bazı sektörlerin güç kaybetmesine rağmen Türk ihracatçısının bu süreçten başarılı bir şekilde çıktığını söyledi. Ancak, rekabetçilikte zayıflama yaşandığını ve emek yoğun sektörlerde daralmalar görüldüğünü ifade etti. Gültepe, Türkiye’nin enerji bağımlılığı ve yer altı kaynaklarının kısıtlılığı göz önüne alındığında, kalkınmanın ve refahın artırılmasının üretim ve ihracattan geçtiğini vurguladı. Türkiye’nin, 26 sektörde küresel oyuncu olduğunu ve mevcut potansiyeli ile daha üst sıralarda yer almayı hak ettiğini belirtti. İkinci yüzyıla Türkiye’yi ihracatta ilk 10 ülke arasına sokma hedefiyle başladıklarını ifade eden Gültepe, stratejilerini bu doğrultuda geliştirdiklerini açıkladı. Gültepe, Türkiye’nin toplam ihracatının yüzde 42’sinin Avrupa Birliği (AB) ülkelerine yapıldığını ve bu pazardaki payı korumak için sürdürülebilirlik eylem planlarını tamamladıklarını belirtti. Ayrıca, firmalara finansman desteği sağlamak amacıyla çeşitli iş birlikleri yaptıklarını ve e-ihracat konusunda farkındalığı artırmak için stratejik adımlar attıklarını söyledi. Başkanlık döneminin ikinci dört yılının, Türkiye’yi ihracatta ilk 10 ülke arasına çıkarma hedefi doğrultusunda hızlanma dönemi olacağını ifade eden Gültepe, katma değerli ihracatı artırmak için yüksek teknoloji, Ar-Ge ve inovasyonu ön planda tutacaklarını vurguladı. Her yıl düzenleyecekleri milli ihracat haftasında ekosistem paydaşlarını bir araya getirerek Türkiye’nin üretim gücünü küresel vizyonla buluşturmayı amaçladıklarını belirtti. Gültepe, küresel pazarlarda ticaret diplomasisini yoğunlaştırmanın önemine dikkat çekerek, güncel Gümrük Birliği anlaşmasının güncellenmesi gerektiğini ifade etti. Yeni dönemde daha proaktif bir yaklaşım sergileyeceklerini ve ihracatın artırılması için çalışmalara devam edeceklerini söyledi.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Trend olan