Takip Edin

Sektörel Gündem

İstanbul Üniversitesi hak sahipliğindeki 3 patent lisanslama yoluyla transfer edildi

İstanbul Üniversitesi hak sahipliğindeki 3 patent, lisanslama yoluyla Entertech İstanbul Teknokent bünyesindeki Biyotek15 isimli biyoteknoloji alanındaki akademik girişime transfer edildi. Gerçekleştirilen transfer, İstanbul Üniversitesi Rektörlük Binası’ndaki “Patent Lisans Sözleşmesi” imza töreni ile duyuruldu.

Yayınlanma tarihi

-

İstanbul Üniversitesi Rektörlük Binası’nda yapılan törene, TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal, İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Ak, TÜRKPATENT Başkanı Cemil Başpınar, Entertech İstanbul Teknokent AŞ Genel Müdürü Muhammed Kasapoğlu, Biyotek15 Kurucusu ve İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gülşen Altuğ, çeşitli şirketlerin temsilcileri ve çok sayıda öğretim üyesi katıldı.

“Geleneksellikten çok yenilikçi bilgi üretimine ihtiyaç var”

TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Mandal, törende yaptığı konuşmada, geleneksel bir bilgi üretim yönteminden daha fazla, yenilikçi bilgi üretimine ihtiyaç olduğunu söyledi.

Bilgiyi üreten kurumlarla bilgiyi kullanan kurumlar arasındaki etkileşimin tek yönlü değil, tersine yani sürekli bir ilişki halinde, olması gerektiğini belirten Mandal, “Geçmişteki karşılaşmış olduğumuz güçlüklerle birlikte baktığımız zaman bu dönemin güçlükleri geçmiştekilerden çok daha karmaşık, değişken ve dinamik halde. Dolayısıyla bu tipteki bir güçlüğün üstesinden gelebilmek için bilgi üreten ve bilgiyi kullanan kurumların bir arada çalışması lazım.” diye konuştu.

Mandal, bilginin değer zincirindeki önemli bir aşama olan fikri mülkiyete ve özellikle de patente dönüşmesi konusunda Türkiye’deki farkındalığın bir sonuca dönüştüğünü aktararak, TÜBİTAK bünyesindeki 1.702 Patent Lisanslama Programı hakkında bilgiler paylaştı. Diğer programlarda çok sayıda başvuru aldıklarını ancak 1.702 Patent Lisanslama Programı’ndaki başvuru sayısının daha az olduğunu ifade eden Mandal, Biyotek15’in örnek çalışma olması açısından değerli olduğunu söyledi.

“Geleceğe yön verecek fikirlerin üretildiği bir kurumuz”

İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Ak ise İstanbul Üniversitesi’nin girişimcilik ve yenilikçiliği kendisine bir hedef olarak seçmiş olan bir kurum olduğunu vurguladı.

Sadece bilgi üretmek değil, bu bilgiyi kullanılır hale getirmenin de görevleri olduğunu aktaran Ak, “Ülkenin geleceğinin ümidi olan gençleri bünyesinde barındıran bir kurum olduğumuzu ve bunların içerisinden seçilen çok değerli akademisyenlere sahip olduğumuzu biliyoruz. Bu vesileyle de geleceğe yön verecek olan fikirlerin üretildiği bir kurumuz.” dedi.

TÜRKPATENT Başkanı Cemil Başpınar da fikri mülkiyet alanının, dünyanın, insanlığın, bugün ve gelecekte karşılaşacağı tüm toplumsal sorunlarla mücadele noktasında kullanılabilecek en önemli araçlardan bir tanesi olduğunu belirterek, bugün de buna şahitlik edilen bir törende olunduğunu söyledi.

Entertech İstanbul Teknokent AŞ Genel Müdürü Muhammed Kasapoğlu ise Türkiye’nin 11’inci Kalkınma Planında üniversitede üretilmiş olan buluşların, patentli teknolojilerin, lisanslama veya devir yoluyla sanayiye aktarılması hedefinin yer aldığını hatırlatarak, bu hedef kapsamında İstanbul Üniversitesi hak sahipliğindeki 3 buluşu ticari ürünlere dönüşmesi için teknokent bünyesinde yer alan Biyotek15 firmasına lisansladıklarını ifade etti.

Etkinlikte, Biyotek15 Kurucusu ve İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gülşen Altuğ da çalışmasına dair bir sunum gerçekleştirdi.

“Patent Lisans Sözleşmesi” imza töreni, günün anısına hatıra fotoğrafı çekiminin ardından sona erdi.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sektörel Gündem

Ege Bölgesi’nde 8 Yeni Örümcek Türü Tanımlandı

Ege Bölgesi’nde yürütülen uluslararası saha araştırmaları kapsamında daha önce bilim dünyasında kaydı bulunmayan 8 yeni örümcek türü keşfedildi. Araştırmanın yürütücülerinden Dr. Kadir Boğaç Kunt, Ege’nin bu sekiz yeni sakini, bilimin sabrı ve uluslararası bilim insanlarının ortak emeği sayesinde artık dünya biyolojik mirasının bir parçası haline geldi dedi.

Yayınlanma tarihi

-

Ege Bölgesi’nde gerçekleştirilen uluslararası saha araştırmaları sonucunda daha önce tanımlanmamış 8 yeni örümcek türü keşfedildi. Araştırmanın lideri Dr. Kadir Boğaç Kunt, bu yeni türlerin bilim dünyasına kazandırılmasının uluslararası iş birliğinin bir sonucu olduğunu vurguladı. Çalışmalar, Kıbrıs Yaban Hayatı Araştırma Enstitüsü’nün koordinasyonunda, Taşkent (Kıbrıs), Manisa ve Kırıkkale merkezli olarak yürütüldü. Araştırmaya Kırıkkale Üniversitesi’nden Dr. Tarık Danışman ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi’nden Dr. Ersen Aydın Yağmur da katkı sağladı. Keşfedilen türlere ilişkin bilimsel makaleler, Journal of Natural History ve Zootaxa gibi uluslararası dergilerde yayımlandı. Araştırmaların odaklandığı cinsler arasında Harpactea ve Dasumia yer aldı. Dr. Kunt, Akdeniz havzasındaki biyolojik çeşitliliğin ortaya çıkarılmasında uluslararası iş birliklerinin önemine dikkat çekerek, ‘Ege’nin bu sekiz yeni sakini, bilimin sabrı ve uluslararası bilim insanlarının ortak emeği sayesinde artık dünya biyolojik mirasının bir parçası haline geldi’ dedi. Ayrıca, keşfedilen türlerin bazıları, araştırmacıların akademik gelişimine katkıda bulunan bilim insanlarına ithaf edildi. İzmir’in Nif Dağı çevresinde tespit edilen ‘Harpactea ataturi’ türü, merhum Prof. Dr. Mehmet Kutsay Atatür’ün anısına adandı. Aydın’daki Dilek Yarımadası-Büyük Menderes Deltası Milli Parkı’nda bulunan ‘Harpactea budaki’ türü ise Prof. Dr. Abidin Budak’a ithaf edildi. Denizli ve Muğla’da keşfedilen ‘Harpactea kesdeki’ türü Dr. Memiş Kesdek’e, Aydın Cevizli Yaylası’nda bulunan ‘Harpactea magnifica’ türü ise dikkat çekici üreme organı yapısı nedeniyle ‘muhteşem’ anlamına gelen ‘magnifica’ adıyla tanımlandı. Ayrıca, Balıkesir Kapıdağı Yarımadası’nda tespit edilen ‘Harpactea saki’ türü, arazi çalışmalarına katkı sağlayan Dr. Serdar Sak’a ithaf edildi. Batı Anadolu bölgesinde yaşayan ‘Dasumia efe’ türü, bölgenin tarihsel simgesi olan efelere, ‘Dasumia saruhan’ türü ise Saruhanoğulları Beyliği’nin kurucusu Saruhan Bey’e adandı. ‘Dasumia turcica’ türü ise Türkiye’ye özgü olması nedeniyle bu ismi aldı. Araştırmacılar, yeni türlerin keşfinin yalnızca taksonomik bir çalışma olmadığını, aynı zamanda doğa koruma politikalarına temel oluşturacak bilimsel veriler sağladığını belirtti. Sürdürülen projelerin Akdeniz ekosistemlerinin korunmasına yönelik bilimsel altyapıyı güçlendirdiği ifade edildi.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Sektörel Gündem

OMSAN Lojistik Asya-Pasifik’te Stratejik Temaslarda Bulundu

OMSAN Lojistik, Çin ve Asya-Pasifik bölgesinde üst düzey temaslarda bulundu. Demiryolu lojistiği odağında küresel dengelerin analiz edildiği görüşmelerde heyetin öncelikli gündemi Türkiye’nin merkezinde yer aldığı Orta Koridor oldu. Çin–Avrupa taşımalarında bu hattın önemine dikkat çeken OMSAN Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Ergun Arıburnu, “Doğru altyapı, güçlü entegrasyon ve stratejik iş birlikleriyle Türkiye, Orta Koridor’u dünyanın en rekabetçi ticaret hattına dönüştürebilir” dedi.

Yayınlanma tarihi

-

OMSAN Lojistik, Asya-Pasifik bölgesinde önemli görüşmeler gerçekleştirdi. Yönetim Kurulu Başkanı Ergun Arıburnu liderliğindeki heyet, demiryolu lojistiği üzerine odaklanarak Türkiye’nin Orta Koridor’daki rolünü masaya yatırdı. Arıburnu, Türkiye’nin doğru altyapı ve stratejik iş birlikleriyle bu hattı dünyanın en rekabetçi ticaret yollarından biri haline getirebileceğini vurguladı. Çin’deki temaslar sırasında OMSAN, demiryolu taşımacılığında önemli bir paya sahip olduğunu belirttiği yatırımları hakkında bilgi alışverişinde bulundu. Heyet, CRRC’den alınan 10 yeni lokomotifin incelenmesi fırsatını da yakaladı. Bu 40 milyon dolarlık yatırım, Türkiye’deki demiryolu lojistiği alanındaki en büyük yatırımlardan biri olarak öne çıkıyor. Arıburnu, yeni lokomotiflerin çevreci özellikleri ve güçleriyle dikkat çektiğini ifade etti. Ayrıca, Çin’in demiryolu alanındaki kapasitesi ve teknolojisinin etkileyici olduğunu belirten Arıburnu, Türkiye’nin bu alandaki potansiyelinin büyüklüğüne dikkat çekti. Temaslarda, Türkiye’nin Orta Koridor üzerindeki stratejik konumu ve büyüme fırsatları değerlendirildi. Arıburnu, Türkiye’nin artık sadece bir köprü ülke değil, küresel lojistik merkezi olma yolunda ilerlediğini ifade etti. OMSAN’ın Asya-Pasifik açılımının, coğrafi genişlemenin ötesinde stratejik bir dönüşüm hamlesi olduğunu belirten Arıburnu, lojistiğin artık veri ve teknoloji ile yönetilen bir sistem haline geldiğini vurguladı. OMSAN, bu yeni sistemin merkezinde olmayı hedefliyor.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Sektörel Gündem

Halaçlı Mehmet Ağa Konağı, Kültür ve Sanat Merkezi Olarak Yenilendi

Ankara’da, Sakarya Meydan Muharebesi’nde lojistik üs olarak kullanılan tarihi Halaçlı Mehmet Ağa Konağı, restore edilerek kültür ve sanat merkezine dönüştürüldü.

Yayınlanma tarihi

-

Ankara’nın Gölbaşı ilçesinde bulunan tarihi Halaçlı Mehmet Ağa Konağı, restore edilerek kültür ve sanat merkezi haline getirildi. Sakarya Meydan Muharebesi sırasında lojistik üs olarak kullanılan bu yapı, Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilen kapsamlı bir restorasyon sürecinin ardından kapılarını sanatseverlere açtı. Açılışta konuşan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, konağın tarihi önemine vurgu yaparak, bu yapının vatan savunmasındaki rolüne dikkat çekti. Yavaş, ‘Bu yapı, Sakarya Meydan Muharebesi’nin en kritik anlarında stratejik bir lojistik merkez olarak işlev görmüştür. Bu mirası koruyarak bizlere hibe eden Sayın Andaş Atak’a teşekkür ediyorum’ dedi. Ayrıca, Sakarya Meydan Muharebesi’nin coğrafi konumuna dair yanlış bilgilere de değinen Yavaş, ‘Birçok kişi bu muharebeden bahsederken Adapazarı’nı anıyor. Oysa muharebe yeri buraya sadece 50 kilometre mesafededir. Bu tarihi gerçeği gelecek nesillere yeterince aktaramadık. Bu konağı ve Ankara’daki tarihi değerleri yeniden canlandırmak için çaba harcıyoruz’ şeklinde konuştu. Yavaş, sanatın herkes için erişilebilir olmasını sağlamak amacıyla yeni kültürel mekanlar kazandırma hedefinde olduklarını belirtti. Halaçlı Mehmet Ağa Konağı’nın, sanatçılar için üretim alanı, halk içinse sanatla buluşma noktası olmasını umduğunu ifade etti. Ayrıca, açılış sonrası gazetecilerin sorularını yanıtlayan Yavaş, Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın AK Parti’ye geçiş iddialarına ilişkin, belediye başkanlarının seçildikten sonra parti değiştirmesinin uygun olmadığını, bu durumun seçmen iradesine saygısızlık olduğunu belirtti. Yavaş, böyle bir durumun yaşanması halinde referandum yapılması gerektiğini de sözlerine ekledi. Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Erbakan’ın, Mansur Yavaş’ın Cumhurbaşkanlığı adaylığına destek verebileceği yönündeki açıklamasına ise, ‘Önceliğimiz Ankara. Burada birçok sorun var ve bunları çözmek için çalışmalara devam edeceğiz. Eğer böyle bir durum gerçekleşirse takdir kendilerinin, ancak onur duydum’ şeklinde yanıt verdi.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Trend olan