Takip Edin

Makine Bülteni

40 milyar dolarlık ticaret hacmi, 27. Marble İzmir ile güçleniyor

Yayınlanma tarihi

-

135 ülkeden ziyaretçi akını Fuarlar kenti İzmir, dünyanın en büyük doğal taş fuarına ev sahipliği yapıyor.  Sektörün 27’nci kez dünya ticaretine açılan kapısı Marble İzmir, tüm sanayilere hammadde oluşturması sebebiyle 40 milyar dolarlık ticaret hacmine sahip maden sektörüne can suyu oluyor. Dünyanın dört bir yanından gelen ziyaretçiler, 2022 yılı proje tedariklerini fuardan sağlıyor. Fuar ilk gün, 135 ülkeden ziyaretçi akınına uğradı. 3,2 milyon kişiye istihdam sağlayan dünya fuarcılık endüstrisi, 325 milyar dolarlık iş hacmine aracılık ediyor. Türkiye’nin fuarlar kenti İzmir, 2022 yılında düzenlediği fuarlar ile nüfusunun yarısı kadar ziyaretçi ağırlayacak. 2022 yılında kent ekonomisine yaklaşık 100 milyon dolar katkı sağlama hedefinde emin adımlarla ilerleyen İzmir, 30 Mart – 2 Nisan tarihleri arasında dünya doğal taş ticaretine ev sahipliği yapıyor.  27. Marble İzmir Fuarı, 6 milyar dolarlık maden ihracatının 2,5 milyar dolarlık payını oluşturan doğal taş ihracatında yeni sezonun açılışını yaptı. Dünyada 15 milyar metreküp olan doğal taş rezervlerinin yüzde 33 oranla 5.1 milyar metreküpüne sahip Türkiye, birbirinden çeşitli doğal taşını fuarda sergiliyor. Blok, işlenmiş, yarı işlenmiş ve tasarıma dönüşmüş renk renk çeşit çeşit doğal taş, fuarizmir’de alıcılarını bekliyor.  Maden sektörü 40 milyar dolarlık ticaret hacmi yaratıyor 1995 yılında doğal taş sektörünü Kültürpark’ta buluşturan Marble İzmir Fuarı’nın ilk yılında toplam doğal taş ihracatı 77 milyon dolarken şu an fuarın da katkısı ile Türkiye’nin doğal taş ihracatı 2 milyar dolara çıktı. Türkiye’nin dış ticaret açığının kapatılmasına en önemli katkı sağlayan sektörlerin başında gelen doğal taş; hammadde rezervi, yerli üretim makinaları ile dışa bağımlı olmayan, ihracata katma değer saylayan sektörlerin başında geliyor. Türkiye doğal taş ihracatının can damarı haline gelen sektör, son 10 yılda Türkiye ekonomisine yaklaşık 20 milyar dolarlık katkı sağladı. Tüm sanayilere hammadde oluşturması sebebiyle maden sektörüyle birleşince 40 milyar dolarlık ticaret hacmi yaratan sektör, 27. Marble İzmir ile güçlenmeye devam ediyor.    İlk günde 77 il ve 135 ülkeden ziyaretçi akını 30 Mart Çarşamba günü kapılarını açan 27. Marble İzmir Fuarı, ilk gününden yoğun bir ziyaretçi akınına uğradı. Uzak Doğu’dan Amerika’ya İskandinavya’dan Afrika’ya dünyanın dört bir yanından gelen profesyonel ziyaretçiler, yeni projeler için tedariklerini fuardan yapmaya başladı. Fuar kapsamında düzenlenen alım heyeti programı ise Hindistan’dan gelen yoğun ilgi ile başladı. Uzun süredir uluslararası fuarlara katılamayan satın alıcılar, fuar başlamadan blok taş alanında siparişlerini vermeye başladı. Fuarın ilk gününde 500 kişilik bir heyetle B2B toplantılara katılan satın alıcılar, katılımcı firmalarla bir araya geldi. Fuar kapsamında üç gün boyunca devam edecek ikili görüşme programının ilk gününde bine yakın ticari görüşme gerçekleştirildi. Alım heyeti programına katılan firma yetkililerinin üç günde on binden fazla görüşme yapması bekleniyor. Alım heyeti programına Dubai’den katılan ve çok uluslu bir şirketin yöneticisi olan Altan Ağaoğlu, fuarla ilgili görüşlerini şu şekilde dile getirdi:

default

“Projecilerin bu fuarda taş bulamama ihtimali yok” “Bizim ana amacımız körfez ülkeleri oralara taş tedarik etmek. Yunanistan, İtalya ve Portekiz’den taş alıyoruz. Ürün çeşitliliği olarak baktığımızda Türkiye’nin önünde bir ülke yoktur. İkinci bir ülke de yoktur ilk üçün hepsi Türkiye’dir. Özellikle mermerde bu renk çeşitliliği çok zor yakalanabilecek bir şey dünyada. Teknolojiye de yatırım var bugün aynı teknoloji ile üretim yapılıyor. Bugün Türkiye’de İtalya gibi batılı normlarda çalışan ülkelere kıyasla çok daha iyi firmalar var. Fuarcılık ve destekler konusunda Türkiye Avrupa’dan açık ara önde diyebiliriz. Avrupa’da bu desteklerin hiç biri yok. İzmir’de bu fuarın yapılması çok doğru bir karar. Zaten üreticiler İzmir ve civarında. Ziyaretçiler arzu ederlerse firmaların fabrikalarına da uğrayabiliyorlar. Ticari potansiyeli çok yüksek bir fuar. Dünyanın her yerinden kendi piyasamız için ürün alıyoruz. Pek çok insan şu an burada çok büyük projelere taş arıyorlar. Aradıkları mermerleri renk ve çeşit olarak burada bulamama ihtimalleri yok”.  “Türkiye’deki çeşitlilik fuara yansımış” Fuara İtalya’dan katılan ve Türkiye’yi ilk kez fuar sayesinde ziyaret ettiğini dile getiren Dr. Fabio Massimo Biselli, “Türkiye’deki doğal taş çeşitliliği inanılmaz. Henüz fuarın tamamını gezemedim ancak fuarın ilk gününden itibaren bu çeşitliliği hissediyorsunuz. Türk doğal taşını uluslararası fuarınızda takip etmeye başladım. Taşın her haliyle ilgilenirim. Doğal taş çok farklı kullanım alanlarına sahip bir materyal. Kesinlikle söyleyebilirim ki mermer pek çok sanat eserine çok yakışıyor. Yapay taşlar yerine onu kullanmalıyız. Doğal taşın çok büyük bir destekçisiyim ve onun bir kopyası olarak yapay taşların kullanılmasından hiç hoşlanmıyorum. Her blok taş diğerinden ayrı. Taşı dönüştürmeli ve mimaride bu formları kullanmalıyız. Doğal taşın dünya pazarında yapay taşların yerini tutamayacağını bu tarz fuarlarda daha iyi gösterebiliyoruz. Türkiye de özellikle renk ve desen çeşitliliği ile bizi destekliyor” şeklinde konuştu.  “Fuar, pazar için büyük bir avantaj” Fuara Brezilya’dan katıldığını belirterek ülkelerinde en çok mermer ve traverten tarzı taşların kullanıldığını belirten Michelle Rezende, “Taş tedariklerimizi Mısır ve Türkiye’den yaparız. Yeni tedarikçiler, daha iyi fiyat ve pazar arayışı için buradayız. Bizler satıcıyız. Taşı alır ve tüm ülkedeki proje ihtiyaçlarına göre satarız. Talebe göre her boyut ve ebatta taşla ilgileniyoruz. Türkiye ve fuara ilk kez geliyoruz. Başarılı partnerlerle görüşmelerimiz oldu. Tedarikçi ve pazarla tanışmak, iş yapmak, yeni ürünler tanımak için çok büyük bir avantaj.  Bu yıl için yeni anlaşmalar yapacağımız bir fuar olacak. Türkiye’deki ürün çeşitliliğini fuar aracılığıyla görmüş olduk” dedi.

TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İş ve İnşaat Makineleri

Volvo CE iş makinelerinde elektrifikasyon atağını sürdürüyor

Yayınlanma tarihi

-

İş makinesi sektöründe sürdürülebilirlik odaklı dönüşüm hız kazanırken, Volvo Construction Equipment elektrifikasyon yatırımlarına hız kesmeden devam ediyor. Şirket CEO’su Melker Jernberg, bataryalı elektrikli makinelerden içten yanmalı motorlara kadar uzanan çoklu teknoloji stratejisi ile ürün geliştirmeyi sürdürdüklerini açıkladı. Açıklamalar, Las Vegas’ta düzenlenen CONEXPO-CON/AGG 2026 fuarında yapıldı.


Elektrikli iş makinelerine talep beklenenden güçlü

Volvo Construction Equipment CEO’su Melker Jernberg, elektrikli iş makinelerine olan ilginin sanılandan daha yüksek olduğunu belirterek şirketin bu alandaki yatırımlarını artırdığını söyledi.

Jernberg, sürdürülebilirlik ve enerji verimliliği hedefleri doğrultusunda tek bir çözüm yerine farklı teknolojileri aynı anda geliştirdiklerini vurgulayarak şunları ifade etti:

“Çoklu teknoloji yaklaşımı benimsiyoruz. Bataryalı elektrikli makineler, içten yanmalı motorlar, şebekeye bağlı çözümler ve alternatif teknolojiler üzerinde eş zamanlı çalışıyoruz.”

Şirketin son dönemde ürün portföyünün yaklaşık üçte birini yenilediğini belirten Jernberg, yeni ekskavatörler, lastik tekerlekli yükleyiciler ve belden kırmalı kaya kamyonlarının pazara sunulduğunu söyledi.


Elektrikli L120 yükleyici fuarın dikkat çeken modeli oldu

Fuarda tanıtılan modeller arasında özellikle L120 elektrikli lastik tekerlekli yükleyici öne çıktı.

Yeni modelin teknik özellikleri:

  • Yaklaşık 20 ton sınıf
  • 6 ton kaldırma kapasitesi
  • 228 kW güç
  • 5-9 saat çalışma süresi

Elektrikli makinelerin sektörde yeniden güçlü bir ivme kazanacağını belirten Jernberg,

“Elektrifikasyon çalışmalarımıza devam ediyoruz. Fuarda sergilediğimiz elektrikli modellere müşterilerden beklediğimizden daha fazla ilgi var. Bu teknolojinin güçlü bir geleceği olduğuna inanıyoruz” dedi.


Toplam sahip olma maliyeti kritik olacak

Elektrikli makinelerin yaygınlaşmasında en önemli kriterin toplam sahip olma maliyeti olduğunu vurgulayan Jernberg, dizel ve elektrikli makineler arasındaki enerji tüketimi farkına dikkat çekti.

Örnek olarak L120 modelini gösteren Jernberg:

  • Dizel versiyon → saat başına yaklaşık 16 litre yakıt
  • Elektrikli versiyon → 40 kWh’nin altında enerji tüketimi

olduğunu belirterek, elektrikli makinenin enerji kullanımının dizel modele göre yaklaşık dörtte bir seviyesinde olduğunu söyledi.

Elektrikli makinelerin ayrıca:
✔ Daha düşük gürültü
✔ Daha az bakım
✔ Daha yüksek operatör konforu

gibi avantajlar sunduğunu da ekledi.


Volvo Penta motor satışlarında büyüme

Volvo Group bünyesindeki Volvo Penta tarafında da güçlü büyüme yaşandığı açıklandı.

Volvo Penta Başkanı Anna Müller, Kuzey Amerika’da endüstriyel motor satışlarının son dönemde iki katına çıktığını belirterek şu bilgileri paylaştı:

  • Bataryalı elektrikli çözümler
  • Tier 4 Final ve Stage V motorlar
  • Alternatif yakıtlı motor teknolojileri

ürün portföyünde yer alıyor.

Müller ayrıca şirketin yeraltı madenciliği segmentinde de önemli bir konuma ulaştığını belirterek, bu alanda yaklaşık %30 pazar payına ulaşıldığını söyledi.


Volvo CE geleceği elektrifikasyonda görüyor

Volvo Construction Equipment, elektrikli makineler, alternatif yakıtlar ve yüksek verimli motor teknolojileri ile iş makinesi sektöründe sürdürülebilir dönüşümün öncülerinden biri olmayı hedefliyor.

Şirket yetkilileri, önümüzdeki yıllarda elektrifikasyon yatırımlarının artacağını ve özellikle büyük projelerde düşük emisyonlu iş makinelerinin daha yaygın kullanılacağını vurguladı.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

İş ve İnşaat Makineleri

Komatsu yeni dozer, damper ve ekskavatörlerini ConExpo 2026’da tanıttı

Yayınlanma tarihi

-

İş makinesi üreticisi Komatsu, Las Vegas’ta düzenlenen ConExpo 2026 fuarında yeni nesil dozer, damper ve ekskavatör modellerini tanıtarak yüksek verimlilik ve yakıt tasarrufu odaklı teknolojilerini sergiledi. 3-7 Mart tarihleri arasında gerçekleştirilen fuarda iki dozer, bir artiküle damper ve iki yeni ekskavatör modeli öne çıktı.


Yeni nesil dozerler daha güçlü ve daha verimli

Komatsu, fuarda orta sınıf D61PXi-25 ve büyük üretim dozeri D175AX-10 modellerini tanıttı.

D61PXi-25 modeli, önceki versiyona göre:

  • %10 daha verimli
  • %18 daha yüksek grad kapasitesi
  • %20 daha güçlü yönlendirme performansı

sunuyor.

Makinede yer alan IMC 3.0 akıllı makine kontrol sistemi, 10 inç dokunmatik ekran, otomatik yönlendirme ve ergonomik kabin tasarımı operatör konforunu artırıyor. EGR’siz motor teknolojisi sayesinde daha az yakıtla daha fazla malzeme taşınabiliyor.

Yeni nesil büyük dozer D175AX-10, 450 HP motoru ile dikkat çekti. Model:

  • %25 daha fazla malzeme taşıma kapasitesi
  • %15 yakıt tasarrufu
  • %35 daha dar dönüş kabiliyeti

sunarak ağır üretim sahaları için geliştirildi.

Komatsu Ürün, Pazarlama ve Servis Başkan Yardımcısı Paul Moore,
“Müşterilerimiz yüksek performans ve verimlilik istiyor. Yeni modellerimiz daha fazla üretkenlik sağlarken operatör konforunu da artırıyor” dedi.


HM460-6 damper ile daha yüksek kapasite

Fuarda tanıtılan HM460-6 artiküle damper, geliştirilmiş çekiş sistemi ve yüksek güçlü tahrik yapısı ile dikkat çekti.

Yeni modelde taşıma kapasitesi:

  • HM400-5 → 44,2 ton
  • HM460-6 → 46,3 ton

seviyesine çıkarıldı.

EGR’siz motor, iki aşamalı turbo ve 9 vitesli şanzıman sayesinde düşük devirde yüksek tork elde edilirken, yeni Komatsu Traction Control sistemi zorlu zeminlerde çekiş kaybını azaltıyor.

Kabin tasarımında:

  • Cam alanı %16 büyütüldü
  • Kör noktalar %43 azaltıldı
  • 8 ve 10 inç ekranlar eklendi

Bu ekranlar operatöre yük bilgisi, makine verileri ve geri görüş kameralarını sunuyor.


2026’da iki yeni ekskavatör piyasaya çıkacak

Komatsu, 2026 yılı içinde satışa sunulacak PC158USLC-12 ve PC158USLCi-12 ekskavatör modellerini de tanıttı.

Sık kuyruk tasarımına sahip makineler, dar alanlarda çalışma için geliştirildi.

PC158USLCi-12 modeli:

  • IMC 3.0 fabrika entegre kontrol sistemi
  • 3D makine kontrolü
  • Swing-to-line ve travel-along-line fonksiyonları
  • Komvision 360° insan ve nesne algılama sistemi

ile sahada hassasiyet ve güvenliği artırıyor.

Ekskavatör Ürün Müdürü Matt Moen, yeni modelle ilgili şunları söyledi:

“Operatörler ileri otomasyon istiyor ancak kullanımın kolay olmasını bekliyor. Yeni ekskavatör, kontrolü operatörde tutarken akıllı makine teknolojisinin tüm avantajlarını sunuyor.”


Komatsu verimlilik ve otomasyon odaklı ilerliyor

ConExpo 2026’da tanıtılan yeni makineler, Komatsu’nun

  • düşük yakıt tüketimi
  • yüksek üretkenlik
  • operatör konforu
  • akıllı makine kontrol sistemleri

odaklı geliştirme stratejisinin devam ettiğini gösterdi.

Şirket, yeni modellerle özellikle büyük şantiye, maden ve altyapı projelerinde daha yüksek performans hedefliyor.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

İş ve İnşaat Makineleri

İş makinesi sektörü Şubat ayında temkinli ilerledi

Yayınlanma tarihi

-

İMDER verilerine göre Türkiye iş makinesi sektörü, 2026 yılının Şubat ayında 912 adet satışla dengeli ancak temkinli bir performans sergiledi. Yılın ilk iki ayında toplam satış rakamı 1.923 adede ulaşırken, sektörün yüksek baz etkisine rağmen istikrarlı bir seyir izlediği değerlendirildi.

Geçen yılın rekoru baz etkisi oluşturdu

2025 yılı Şubat ayında 1.400 adet satış gerçekleşmişti. Bu yılın aynı döneminde kaydedilen 912 adetlik satış, yaklaşık yüzde 35’lik düşüşe işaret etse de sektör temsilcileri bu durumu olumsuz bir tablo olarak değerlendirmiyor.

Bunun en önemli nedeni, 2025 yılının 16.303 adetlik satışla tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaşmış olması. Bu nedenle 2026 yılı, güçlü bir referansın ardından daha temkinli başlayan ancak dengeli ilerleyen bir yıl olarak görülüyor.

Talebi altyapı ve yeniden inşa projeleri destekliyor

Sektördeki talebin en önemli kaynakları arasında kentsel dönüşüm projeleri ve deprem bölgesindeki yeniden inşa çalışmaları yer alıyor.

Kamu tarafında ulaşım ve enerji yatırımları makine ihtiyacını canlı tutarken, özel sektörde madencilik ve lojistik yatırımları satışlara destek sağlıyor. Şubat ayı verileri, talepte ani bir düşüş yerine kontrollü bir hareket olduğunu ortaya koydu.

Finansman maliyetleri belirleyici oluyor

Yüksek faiz oranları ve kredi maliyetleri, özellikle yılın ilk aylarında yatırım kararlarını yavaşlatan en önemli faktörler arasında bulunuyor.

Buna rağmen 900 adedin üzerindeki satış rakamı, sektörün güçlü bir talep tabanına sahip olduğunu gösteriyor. Önümüzdeki aylarda satış performansının, finansman koşulları ve ekonomik beklentilere bağlı olarak şekillenmesi bekleniyor.

İhracat sektöre denge sağlıyor

Yerli üreticiler için Avrupa, Orta Doğu ve Afrika pazarlarından gelen siparişler, iç pazardaki dalgalanmaları dengeleyen önemli bir unsur olmaya devam ediyor.

Kur hareketleri ve küresel talep koşulları ihracat performansını doğrudan etkilerken, dış pazarların güçlü kalması sektör açısından olumlu görülüyor.

İlk çeyrek verileri belirleyici olacak

Şubat ayı rakamları tek başına yılın genel performansını göstermese de, iş makinesi sektörünün 2026 yılına temkinli ancak dayanıklı bir başlangıç yaptığını ortaya koyuyor.

Sektörün yıl içindeki yönü; kamu projeleri, özel sektör yatırımları ve finansman koşullarına bağlı olarak netleşecek. İlk çeyrek sonunda açıklanacak verilerin, piyasanın hız kazanıp kazanmayacağını göstereceği belirtiliyor.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Trend olan