Takip Edin

Sektörel Gündem

Çevrim içi dolandırıcıların yeni hedefi: Telegram

Kaspersky uzmanlarına göre, dolandırıcılar, güçlü otomasyon yetenekleriyle Telegram’ı kimlik avı ve çalıntı veri satışı da dahil olmak üzere darknet faaliyetleri için yeni bir yol haline getirdiler”

Yayınlanma tarihi

-

Kaspersky uzmanlarına göre, çevrim içi dolandırıcıların Telegram’daki faaliyetleri, mesajlaşma programının işlevlerinden yararlanmalarına paralel olarak önemli ölçüde artarken, kimlik avcıları, büyük ölçeklerde otomatik kimlik avı saldırıları tasarlamaktan kimlik avı saldırısı sırasında çalınan verileri satmaya kadar çok sayıda yöntem kullanıyor.

Kaspersky’den yapılan açıklamada, Telegram’daki kimlik avı pazarının detayları paylaşıldı.

Söz konusu eğilimin en önemli tekniklerinden biri, kimlik avı sayfaları oluşturmak ve kullanıcı verilerini toplamak gibi yasa dışı faaliyetleri otomatize etmek için Telegram botlarının kullanılması oldu.

Sahte web siteleri oluşturuyorlar

Telegram’daki botlar, kullanıcıların ve işletmelerin birçok rutin işlemi otomatikleştirmesine yardımcı olmak için kullanılırken, saldırganlar ise bu botları kötü niyetli faaliyetlerini otomatikleştirmek için kullanmanın yeni yollarını buldu.

Verilen bilgiye göre, bir Telegram botunda sahte web siteleri oluşturmak, genellikle birkaç adımdan oluşan ücretsiz ve kolay bir işlem gerektiriyor.

İşe yeni başlayan dolandırıcı, önce bot hazırlayıcının kanalına abone oluyor, istediği dili seçiyor, botunu oluşturuyor ve jetonu ana bota gönderiyor. Daha sonra kimlik avı bağlantılarını takip eden ve sahte siteye giriş yapmaya çalışan kullanıcılardan veri almak için yeni bot daha oluşturuluyor.

Saldırganlar, bu yöntemi e-posta adresleri, telefon numaraları, hesap şifreleri, IP adresleri ve kurbanın yaşadığı ülke dahil olmak üzere çok çeşitli verileri toplamak için kullanabiliyor.

Hazırlanan botlar, gelecek dönemdeki bir kimlik avı sayfasında kötüye kullanılmak üzere mesajlaşma programları, sosyal medya ve popüler marka web siteleri dahil olmak üzere çeşitli hedef platformların sağlanmasına zemin hazırlıyor.

Sahte sayfaların fiyatı 10 ila 300 dolar arasında

Ücretsiz oltalama kitlerine ve Telegram botları aracılığıyla oluşturulan otomatik oltalama tekniklerine ek olarak, dolandırıcılar hizmet olarak oltalama modeli altında ücretli ürün ve hizmetler sunuyor.

Saldırganlar, dolandırıcılık ve oltalama amaçlı olarak hazırlanan, daha geniş bir özellik yelpazesi veya araçlarla sıfırdan oluşturulan web siteleri olan “VIP Sayfaları” satışa çıkarıyor. Bunlar tanınmış marka web sitelerinin basit kopyalarından değil, daha gelişmiş hedefli dolandırıcılık arayüzlerinden oluşuyor. Örneğin, VIP sayfası, çekici tasarım eşliğinde büyük kazanç vaatleri, tespit koruması gibi sosyal mühendislik unsurları da içerebiliyor. Bu tür sahte sayfaların fiyatları 10 ila 300 dolar arasında değişiyor.

Bu yöntemler arasında kimlik avı yoluyla elde edilen banka hesabı verilerinin satışa sunulması da bulunuyor. Söz konusu ücretsiz verilerin aksine, bu şekilde satılan ücretli veriler kullanıcının hesabındaki miktara kadar doğrulanabiliyor. Örneğin, 1.400 dolar bakiyesi olan bir banka hesabına erişmek için sahiplerinden 110 dolar ödemeleri istenirken, 49 bin dolar bakiyesi olan bir hesaba ait kimlik bilgileri 700 dolar karşılığında satılıyor.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Kaspersky Güvenlik Uzmanı Olga Svistunova, “Mesajlaşma platformlarının popülaritesindeki artış ne yazık ki platformdaki suç faaliyetlerinde de artışa yol açtı. Dolandırıcılar, güçlü otomasyon yetenekleriyle Telegram’ı kimlik avı ve çalıntı veri satışı da dahil olmak üzere darknet faaliyetleri için yeni bir yol haline getirdiler. Hem kullanıcıların hem de güvenlik uzmanlarının bu tehditleri belirleme ve bunlarla mücadele etme konusunda uyanık ve proaktif olmaları çok önemli.” ifadelerini kullandı.

Güçlü parolalar kullanın

Kaspersky uzmanları verileri kimlik avı saldırılarından ve sızıntılardan korumak için ise şu önerilerde bulunuyor:

“Bilinmeyen göndericilerden gelen mesajlara karşı dikkatli olun. Kimlik avı saldırıları genellikle bilinmeyen veya şüpheli görünen göndericilerden gelir. Tanımadığınız bir kullanıcıdan veya numaradan mesaj alırsanız, içindeki herhangi bir bağlantıya tıklamayın veya herhangi bir kişisel bilgi paylaşmayın. Güçlü parolalar kullanın. Tüm mesajlaşma uygulamaları için benzersiz parolalar oluşturun. Aynı parolayı birden fazla hesapta kullanmaktan kaçının ve güçlü parolalar oluşturmak ve saklamak için bir parola yöneticisi kullanmayı düşünün. Bağlantıların gerçekliğini doğrulayın. Herhangi bir bağlantıya tıklamadan önce yasal olup olmadıklarını kontrol edin.

Dolandırıcılar hedeflerine ulaşmak için genellikle gerçek web sitelerine benzeyen sahte web siteleri oluşturur. Bu nedenle herhangi bir oturum açma kimlik bilgisi veya diğer hassas bilgileri girmeden önce URL’yi iki kez kontrol etmeniz çok önemlidir. İki faktörlü kimlik doğrulama kullanın. Hesabınıza ekstra bir güvenlik katmanı eklemek yetkisiz kişilerin erişimini önlemeye yardımcı olabilir. Hesabınıza yalnızca sizin erişebilmenizi sağlamak için mesajlaşma uygulamanızda iki faktörlü kimlik doğrulamayı etkinleştirin. Uygun bir güvenlik çözümü kullanın. Güvenilir bir güvenlik çözümü cihazlarınızı çeşitli tehdit türlerinden koruyacak ve verilerinizi güvende tutacaktır.”


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sektörel Gündem

KUZKA’dan KOBİ’ler ve Yerel Ürünler İçin Destek Programı

Yayınlanma tarihi

-

Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı (KUZKA), yerel ürünlerin ticarileştirilmesi ve KOBİ’lerin rekabet gücünün artırılması amacıyla “2026 Yılı Yerel Ürün Ticarileştirme ve KOBİ Destek Merkezi Teknik Destek Programı”nı ilan etti.

TR82 Bölgesi kapsamındaki Kastamonu, Çankırı ve Sinop’ta uygulanacak programla, yerel potansiyelin ekonomik değere dönüştürülmesi ve işletmelerin üretimden pazarlamaya kadar birçok alanda güçlendirilmesi hedefleniyor.

10 Milyon TL Bütçeyle Geniş Kapsamlı Destek

Toplam 10 milyon TL bütçeye sahip program kapsamında; işletmeler, meslek kuruluşları, kamu kurumları, kooperatifler ve birlikler teknik destekten yararlanabilecek. Program, özellikle su ürünleri ve turizm işletmeleri başta olmak üzere bölgenin temel sektörlerinde rekabetçiliği artırmayı amaçlıyor.

Danışmanlıktan Dijital Pazarlamaya Kadar

KUZKA tarafından yürütülecek teknik destek programı;

  • danışmanlık,
  • eğitim,
  • fizibilite çalışmaları,
  • ürün geliştirme,
  • dijital pazarlama,
  • yeşil dönüşüm,
  • ticarileştirme

gibi alanları kapsıyor.

Program kapsamında talep başına sağlanacak destek üst limiti 500 bin TL, uygulama süresi ise en fazla 6 ay olarak belirlendi.

Başvurular KAYS Üzerinden Alınacak

Yıl sonuna kadar açık olacak programa başvurular, Ocak–Şubat döneminden başlamak üzere toplam 6 ayrı dönemde, ikişer aylık periyotlar halinde Kalkınma Ajansları Yönetim Sistemi (KAYS) üzerinden alınacak. Program bütçesinin tükenmesi halinde başvuru süreci sona erecek.

KUZKA yetkilileri, bölge ekonomisine ivme kazandırması beklenen programa yerel aktörlerin güçlü ve nitelikli projelerle başvurmasını beklediklerini ifade etti.

Programa ilişkin detaylı bilgilere ve başvuru rehberine, Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı’nın resmi internet sitesi üzerinden ulaşılabileceği bildirildi.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Sektörel Gündem

KOBİ’lerin İhtiyaçlarına Yönelik Araştırma Projelerine Destek Geliyor

Yayınlanma tarihi

-

KOBİ’lerin rekabet öncesi kapasitesini artırmaya yönelik araştırma projeleri, TÜBİTAK koordinasyonunda desteklenecek. Collective Research Networking (CORNET) 41. çağrısı kapsamında, KOBİ’lerin ihtiyaçları doğrultusunda geliştirilecek ve akademik ortaklar tarafından yürütülecek kolektif projeler için 25 Mart’a kadar başvuru alınacak.

Uluslararası İş Birliği Şartı

TÜBİTAK’tan edinilen bilgilere göre, çağrı kapsamında en az iki katılımcı ülkenin yer aldığı uluslararası iş birliği projeleri desteklenecek. CORNET 41. çağrısına Almanya, Belçika, Brezilya, Çekya, İsviçre ve Türkiye katılım sağlayacak.

Uluslararası başvurularda, her ülkeden en az üç paydaşın projede yer alması zorunlu olacak. AR-GE ve inovasyon faaliyetlerinin; yükseköğretim kurumları, eğitim ve araştırma hastaneleri ile kamu kurum ve kuruluşları gibi araştırma kuruluşları tarafından yürütülmesi şartı aranacak.

KOBİ’ler Sürecin Merkezinde Olacak

Proje konularının, KOBİ’lerin ihtiyaçlarını belirlemek ve çıktıların yaygınlaştırılmasını sağlamakla görevli KOBİ şemsiye kuruluşları tarafından tanımlanması gerekiyor. Ayrıca başvurularda en az üç KOBİ’den oluşan bir kullanıcı grubunun yer alması zorunlu tutuluyor.

Kullanıcı grubunun, proje çalışmalarını yönlendirmesi ve projenin verimliliğine katkı sunması bekleniyor. Proje çıktılarının da birden fazla KOBİ’nin faydasına olması hedefleniyor.

Başvurular Ulusal ve Uluslararası Yapılacak

Çağrı kapsamında hem uluslararası hem de ulusal başvuru yapılması gerekiyor. Türkiye’de yerleşik yükseköğretim kurumları, eğitim ve araştırma hastaneleri ile kamu kurum ve kuruluşları, ulusal başvurularını Proje Başvuru Sistemi üzerinden gerçekleştirebilecek.

Yükseköğretim kurumları, eğitim ve araştırma hastaneleri ile kamu kurum ve kuruluşları, kabul edilen bütçeleri üzerinden yüzde 100 oranında desteklenecek.

Proje Süresi ve Destek Üst Limitleri

CORNET 41. çağrısı kapsamında desteklenecek projelerin süresi en fazla 24 ay olacak.

  • Proje başına TÜBİTAK’tan talep edilecek katkı tutarı 180 bin avroyu aşamayacak.
  • Yürütücü kuruluş başına destek üst limiti ise yükseköğretim kurumları, eğitim ve araştırma hastaneleri ile kamu kurum ve kuruluşları için 125 bin avro olarak belirlendi.

Uluslararası değerlendirme süreci sonunda desteklenmesine karar verilen projelerde, Türkiye’den yer alan ortakların proje giderleri TÜBİTAK tarafından karşılanacak.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Sektörel Gündem

Şubat Ayı Kira Artış Oranı Yüzde 33,98 Olarak Açıklandı

Yayınlanma tarihi

-

“Kira Artışlarının Ortak Nedeni: Arz, Talebe Yetişemiyor”

TÜİK tarafından açıklanan son verilerle birlikte, Şubat ayı kira artış oranı yüzde 33,98 olarak belirlendi. Açıklanan oran, Türkiye genelinde kira piyasasına yönelik tartışmaları yeniden gündeme taşırken, uzmanlar yaşanan artışın yalnızca Türkiye’ye özgü olmadığına dikkat çekiyor.

Parcel Estates Satış Direktörü Esra Bölükbaşı, kira artışlarının küresel ölçekte benzer dinamiklerle şekillendiğini belirterek, konunun yalnızca oranlar üzerinden değil; şehirleşme, nüfus artışı ve konut arzı ekseninde değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.


Kira Artışı Küresel Bir Sorun Haline Geldi

Esra Bölükbaşı’na göre, bugün dünya genelinde kiraların yükselmesinin temelinde;

  • Nüfus artışı,
  • Hızlanan şehirleşme,
  • Konut arzının talebe aynı hızda karşılık verememesi

gibi ortak faktörler yer alıyor.

Avrupa’dan Amerika’ya, Orta Doğu’dan Asya’ya kadar pek çok büyük şehirde benzer kira baskılarının yaşandığını ifade eden Bölükbaşı, kira piyasasının artık yerel değil, küresel bir mesele haline geldiğini dile getirdi.


Planlama Farkı, Kira Fiyatlarının Davranışını Değiştiriyor

Bazı ülkelerde kira piyasasının daha öngörülebilir ve dengeli ilerlemesinin arkasında uzun vadeli şehir planlaması bulunduğunu belirten Bölükbaşı, özellikle hızlı büyüyen şehirlerin bu konuda önemli örnekler sunduğunu söyledi.

Dubai gibi merkezlerde artan nüfus ve yatırımcı talebinin önceden öngörüldüğünü aktaran Bölükbaşı, bu doğrultuda yeni bölgelerin ve konut projelerinin hızla devreye alındığını ifade etti. Bu yaklaşımın, kira fiyatlarında ani ve kontrolsüz sıçramaların önüne geçtiğini vurguladı.


“Oranlara Değil, Sisteme Bakmak Gerekiyor”

Kira artışlarını yalnızca açıklanan yüzdelik oranlar üzerinden değerlendirmenin eksik bir bakış açısı sunduğunu belirten Esra Bölükbaşı, konunun çok daha geniş bir çerçevede ele alınması gerektiğine dikkat çekti.

Konut üretimi, şehir planlaması ve sürdürülebilir büyüme başlıklarının birlikte düşünülmesinin önemine işaret eden Bölükbaşı, bu yaklaşımın yalnızca Türkiye için değil, küresel ölçekte de geçerli olduğunu ifade etti.

Uzmanlara göre, kalıcı çözüm; kısa vadeli ve geçici müdahalelerden ziyade, uzun vadeli, öngörülebilir ve planlı bir konut politikası ile mümkün olabiliyor.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku
Reklam hba.com.tr

Trend olan